Doğukan BEYOĞLU: Merve hanım mrb.ben size iltif...
hasanova : cok basarilisin,azerbaycan
ASİL - AZRAİL: EY ADEMOĞLU!Üzerimde ; gezip d...
ertan: merve bu resimdeki zamandan be...
kadiiirr 34: ulan ne piçsiniz bee. böyle gi...
Huzurevi, InStyle, Hoşçakal Güzin, dizi, Sinema, röportaj, Oktay Kaynarca, Acemi Cadı, Fotoğraf, Biyografi, Yeni, Dergi, Merve Boluğur, Kelebek, Resimler, Ayşegül, Kanal D, Trendy, Kuzey Güney, Go Girl, Ayten Gökçer, Reklam Filmi, Küçük Sırlar, Fotoğraf Albümü, Sebahat Bağbars
Yazılara yapılan yorumlarda ve ziyaretçi defterinde, bazı kötü niyetli kişiler Merve Boluğur olduklarını iddia ederek yazılar yazmakta ve MSN ya da E-Mail adresleri bırakmaktadırlar. Lütfen bu adreslerle iletişime geçmeyiniz. Biz hergün siteyi denetleyerek böyle gerçek olmayan yazıları siliyoruz. İnatla bu gibi kötü niyetli kişilerle iletişim kuranların, uğrayabilecekleri zararlardan sorumlu değiliz!
“Kuzey Güney” dizisine İtalya’da moda okurken İstanbul’daki babasının yanına dönen Zeynep olarak giriş yapan Merve Boluğur, canlandırdığı karakteri “Pozitif, empati kurma yeteneği çok fazla, gayet mutlu, cıvıl cıvıl, aşık olmak isteyen bir kız” diye anlatıyor. Söz kendine gelince önce gülümsüyor ve başlıyor özeleştiriye: “Ben Başak burcuyum, o nedenle ruh halim çok sık değişkenlik gösterir. Bir an çok iyiyken, bir an çok kötü olabiliyorum ama genel olarak, özellikle de iş anlamında daha pozitif, kırıcı olmayan tarafta durmayı seviyorum.”
Karakter Oyuncusu Olmak İstiyorum
Yeni bir işe başlarken en yüksekte olan duyguları merak ve heyecan oluyor 24 yaşındaki oyuncunun. Mesleğinde kendini geliştirmek için farklı kişilerle çalıştığını ve bunun kendisine büyük katkı sağladığını belirtiyor. Genç yaşta setlere adım atan Boluğur’un en büyük hedefi, iyi bir karakter oyuncusu olmak.İçimdeki Çocuğu Kaybetmeyeceğim
Sosyal hayatında değil belki ama iş hayatında mükemmeliyetçi olmaktan zaman zaman şikayetçi olan güzel oyuncu, yaşı ilerlese bile kaybetmeyi istemediği çocuksu yönünü korumayı başardığı için çok mutlu: “Çocuksu bir yönüm, renkli bir iç dünyam ve hayallerim var. Mesela lunaparka gitmeyi hâlâ çok seviyorum. Orada gördüğüm renkli ışıklar, müzik kutuları bana huzur veriyor. Sanırım ben içimdeki çocuğu hiçbir zaman kaybetmeyenlerden olacağım. Ara sıra ‘Keşke benim hayatım da o çok sevdiğim Tim Burton filmlerindeki karakterler gibi olsa’ diyorum. Ütopik olsa da böyle masalsı şeylere karşı ilgimi hiç kaybetmedim. Bunlar beni mutlu ediyor.”Herkes Güzel Görünebilir
Bakımın insanı çok değiştirdiğine inanan Merve Boluğur, herkesin kendisine uyan bir saç, yüz tipine uyan bir makyaj ve fiziğine uygun bir kıyafetle güzel görünebileceğine inanıyor. Boluğur, ihtiyacı kadar alışveriş yapan biri ve dolayısıyla da ne alıp ne almayacağını iyi bilenlerden: “Tişört, jean ya da taytımın yırtık olması hoşuma gider. Genelde altıma dar bir şey giyersem üzerime daha dökümlü, bol bir tişört giymeyi tercih ederim. Vücudumun tek bir yerinde dekolte kullanmak her zaman için favorimdir. Aksesuvar kullanma alışkanlığım olmasa bile küpe takmayı severim.”Aşıksam Belli Ederim
Hayatının hiçbir döneminde plan program yapmayan, hatta biraz kaderci bir yanı bulunan biri Merve Boluğur. Kendisi bir şey yapmasa da, hayatın akışı içerisinde her şeyin yolunu bulacağına inanıyor. Söz aşka gelince, yine net cevaplar veriyor: “Aşkla ilgili yeterince klişe laf söylendi, ben de onların üzerine bir yenisini eklemek istemiyorum. Aşık olduğumda çoğu kişi gibi ben de dışarıdan anlaşılabilecek her türlü doneyi veriyorum sanırım. Arkadaş olabileceğim kişileri seviyor ve ortak zevklerimizin olmasını önemli buluyorum. ‘Uyumsuzluktan uyum çıkar’ fikrine pek inanmıyorum, çünkü uyum bir ilişkideki en önemli şey bence.”
29 Dec 2011

“Kuzey Güney” ekibine katılan Merve Boluğur, bu değişikliğin Öykü Karayel’i ikinci plana çekmek için yapıldığı iddiasına yanıt verdi.
Dedikoduları engelleyemem
“Kuzey Güney” dizisi ekibine katılmamdan sonra bazı haberler çıktı. “Öykü Karayel’in rolü azalacak, Merve Boluğur daha ön plana çıkacak” gibi şeyler söylendi. Bu kesinlikle doğru değil. Öykü’nün rolü azalmayacak. Tabii ne söylersen söyle, dedikoduların önüne geçemiyorsun maalesef.
Olaylar çok hızlı gelişti
Diziye katılmam ani oldu, olaylar biraz hızlı gelişti. Kerem Çatay ile bir görüşme yaptık. Sonrasında Zeynep karakteriyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Hem çok şaşırdım hem de sevindim. Ay Yapım bir kere... Ayrıca “Küçük Sırlar”ın ardından farklı bir rolle seyirci karşına çıkmak istediğim için Zeynep doğru seçimdi.
Ekranda Cemre Sahnede Ayşe
Öykü Karayel, şu sıralar dizi seti ile tiyatro salonu arasında mekik dokuyor. Genç oyuncu, Tiyatro Krek’in “Güzel şeyler Bizim Tarafta” oyununda, sevdiği adamla kaçıp büyük şehre gelen ve hiç tanımadığı bir çiftin evine sığınmak zorunda kalan Ayşe adlı başörtülü kızı canlandırıyor.
Nevizade Merve diye inledi
Merve Boluğur, “Küçük Sırlar”ın bitmesinden kısa süre sonra kendini Zeynep olarak “Kuzey Güney” setinde buldu. İtalya’da tasarım okuyan Zeynep ile Kuzey arasında bir aşk doğar mı bilinmez ama Boluğur’un kariyer basamaklarını kendinden emin adımlarla tırmandığı kesin... Süratle artan hayran sayısı da bu gerçeğin altını çiziyor.
Röportaj için oturduk, bulunduğumuz mekanda tüm kafalar size döndü. Her zaman böyle ilgi odağı mısınız?
“Kuzey Güney” ile birlikte bu ilgi biraz daha arttı çünkü... “Acemi Cadı” daha çok çocuklara hitap ediyordu, “Küçük Sırlar” ise çocuklar ve gençlere... Ama “Kuzey Güney” daha geniş bir kitleye hitap ediyor, o da ilginin artmasına sebep oluyor.
Okulda nasıldınız?
Tembel bir öğrenciydim. Daha kendi halinde bir kızdım. Popüler de değildim. Merve olarak karakterimin oturması liseden sonra oldu.
Gelelim yeni projeye... Zeynep karakteriyle “Kuzey Güney” ekibine dahil oldunuz. Teklif nasıl geldi?
Kerem Çatay ile bir görüşme yaptık. Sonrasında Zeynep karakteriyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Hem çok şaşırdım hem de sevindim. Ay Yapım bir kere... Ayrıca “Küçük Sırlar”ın ardından farklı bir rolle seyirci karşına çıkmak istediğim için Zeynep doğru seçimdi.
ZEYNEP AŞIK OLMAK İSTİYOR
Zeynep İtalya’da moda okurken ıstanbul’a, babasının yanına dönüyor. Bu bakımdan bir önceki rolünüz Ayşegül’le benzer özelliklere sahip... Siz Zeynep’i nasıl yorumladınız?Ayşegül ile kıyaslamanın anlamı yok aslında. Zeynep modaya uyan, kendi ayakları üzerinde duran, cıvıl cıvıl bir genç kız. Çocuksu değil... Ne istediğini çok iyi bilen, samimi ve sabırlı biri. Bana anlatılan buydu, ben de elimden geldiğince Zeynep’e aktarmaya çalışıyorum.
Kuzey daha ilk bölümden Zeynep’e vuruldu. Zeynep’te havalar nasıl?
Benim değerlendirmem doğru olmaz. Hep birlikte izleyip göreceğiz.
Senaryoyu bir kenara bırakırsanız peki...
Zeynep aşık olmak istiyor. Ben de oynadığım karakterin mutlu olmasını istiyorum.
ÖYKÜ’NÜN ROLÜ AZALMAYACAK
Sete gelişiniz bir tehdit olarak algılandı. Öykü Karayel’in rolü azalacak, Merve Boluğur daha ön plana çıkacak deniyor...Bu kesinlikle doğru değil. Ama dedikoduların önüne geçemiyorsun maalesef. Magazinin cilveleri.
“Kuzey Güney”e setinde ilk gün neler düşündünüz? Hemen adapte oldunuz mu ekibe yoksa kendinizi biraz işin dışında mı hissettiniz?
Olaylar biraz hızlı gelişti. Dolayısıyla ilk anda bir heyecan vardı. Ama yönetmenim Mehmet Ada bana çok yardımcı oldu, destek verdi. Oyuncular da sonradan gelmişim gibi değil, en başından beri aralarındaymışım gibi davrandı. Aslında benim daha çok karakterle ilgili çekincelerim vardı.
Ne gibi çekinceler?
Tam oturdu mu karakter gibi... Ama onun zamanla oturtacağımı düşünüyorum.
Zeynep’te en sevdiğiniz özellik ne?
Pozitifliği.
Siz pozitif değil misiniz?
Onun kadar değil.
GÖRÜŞMEDEKİ İMAJIM AYŞEGÜL’Ü YARATTI
Ben “Küçük Sırlar”dan sonra bir süre arar verirsiniz diye düşünüyordum...Bir yıl boyunca sette olduğum için, ben de bir süre çalışmamayı düşünüyordum. Hem dinlenirim, hem kendime bir şeyler katarım, bu süreç benim için bir yenilik olur diyordum. Sadece üç ay tatil yapmışken, tam yeri ve tam zamanında istediğim gibi bir işe başlayabildim. Bu büyük şans...
“Küçük Sırlar” öncesi hep çocuksu rollerin yüzüydünüz. Dizinin bu anlamda bir milad olduğunu düşünüyor musunuz?
Doğru, o projeye kadar hep daha çocuksu, daha naif roller gelirdi. “Küçük Sırlar”a başlarken bu tatlı kız, seksapeli bu kadar ön planda birini nasıl oynar diye çok düşündüm. Ama oyunculuk bunu gerektiriyor. O karakteri hayata geçirmeliydim. Bu biraz da Timur Savcı’nın iyi gözü diyebilirim. Çünkü görüşmeye ilk gittiğimde kırmızı rujum vardı ve saçlarım yine bu renkti. ınsanlar Ayşegül’le birlikte kırmızı ruj sürmeye başladığımı düşünüyorlar ama öyle değil. ımajımın görüşmeye gittiğim günkü gibi kalması istendi benden.
ÜNLÜYÜZ AMA BİZ DE İNSANIZ
Eksikliğini duyduğunuz ya da bu kadarı fazla dediğiniz yönleriniz var mı?İnsanın rekabeti kendisiyledir. Ben de sürekli kendimle yarışır haldeyim. Memnuniyetsizliğim çok fazla. Sürekli mükemmeli arama durumundayım. Bu bir anlamda iyi çünkü beni motive ediyor. Ama aynı zamanda yıpratıcı da. Eksiklik mi yoksa iyi bir şey mi, bunun kararını hâlâ veremedim.
Yaptığınız işten yorulduğunuz, her şeyi geride bırakıp gitmek istediğiniz anlar oluyor mu?
Gerçekten idealleriniz varsa hiçbir şeyi geride bırakmak istemezsiniz. Bunaldığım anlar tabii ki oluyor ama sonuçta istediğim işi yapıyorum. Üstüne de yaptığım işin geri dönüşünü sevgiyle alıyorum, bu çok büyük bir tatmin.
Hayranlar bazen ilginin dozunu kaçırabiliyor, sevgi gösterisini abartabiliyorlar. Sizin başınıza hiç böyle bir olay geldi mi?
Evet... “Acemi Cadı” zamanıydı... Taksim-Nevizade’ye gittik. Tam mekandan çıkarken benim adıma tezahürat yapmaya başladılar. Maç tezahüratlarından farksız, ortalık inliyor. Utanıyorum bir yandan da, çünkü herkes bize bakıyor. Ama gerçekten güzel bir duygu, kim böyle sevilmek, ilgi görmek istemez ki?
Fotoğraflarınız çekildiğinde ne söyleniyor ne de muhabirlerle tartışıyorsunuz... Ünlü olma fikrine alıştınız mı?
Bu işimin bir getirisi, niye söyleneyim ki? Magazinin tam ortasındayım, bundan kaçmam mümkün değil. Karşımdakilere de saygım var; görüntü alacaklar, çekecekler tabii. Keşke her zaman doğru haber de yapabilseler. Ünlüyüz ama biz de insanız, bizim de ailelerimiz var. Görüntü alındığı için değil, asılsız haberler çıktığı için birçok insan kendini geri çekiyor zaten.
SİNEMA KONUSUNDA ACELECİ DEĞİLİM
Ufukta bir sinema filmi var mı?Sinema diziye göre bir tık önde... ınsanların hatırında kalan, daha gerçek bir durum... O yüzden sinema konusunda seçiciyim, aceleci davranmıyorum. Serdar Akar ile çalışmayı özellikle isterim ama... Fatih Akın, Çağan Irmak ile başlayan uzun da bir yönetmen listem var. Amacım iyi bir karakter oyuncusu olabilmek. Ve bunun için sinema filmi yapmam şart.
EVDE NE BULURSAM BOYARIM
Dizi çekimlerinden arta kalan zamanda neler yapıyorsunuz?En büyük hobim cam boyamak. Evde ne bulursam boyuyorum. Hatta geçenlerde babam bir cam bardakla gelip “evdeki her şeyi boyadın, benim bardağımı da boya bari” dedi. Beni büyük ölçüde rahatlatan bir hobi. Onun dışında köpeğimle zaman geçiriyor, bir de spor yapıyorum.
Topuklu ayakkabı da bir tutku mu sizin için?
Topuklu ayakkabıyı severim. ınsanı güçlü gösteren, keyfini yerine getiren bir eşya... Benim için parfüm ve topuklu ayakkabı çok önemli. Parfüm ve topuklu ayakkabı havanızı bir anda değiştirebilir. Moralim bozuk bile olsa topuklu ayakkabı giydiğimde iyi hissediyorum.
14 Dec 2011
Uzun süredir sizi dizilerde görmüyorduk. Bu tercihin nedeni neydi?
- “Acemi Cadı”da iyi bir çıkış yakaladım. Devamında çok daha iyi bir projede yer almak istedim, o yüzden acele etmedim. Ayrıca canlandıracağım karakter de öncekinden farklı olmalıydı.
Çocukların ilgisinden sıkıldınız mı?
- Asla! “Acemi Cadı” benim ilk dizimdi. Özellikle çocuklar tarafından inanılmaz sevildi. Masalsı bir kahraman olmak her oyuncuya nasip olmaz.
Siz neler izliyorsunuz?
- Neler yapılıyor diye yeni başlayan dizilere göz atıyorum.
Bu mesleğe genç yaşta başlamak sizce bir avantaj mı?
- Evet... Tam zamanında başladığımı düşünüyorum. 19 yaşındaydım ilk kez kamera karşısına geçtiğimde. Daha erken olsaydı belki biraz bocalayabilirdim. Erken yaşta çalışmaya başlamanın insanı olgunlaştırdığını düşünüyorum.
KÜL VE ATEŞ’İ DÜŞÜNMEDEN KABUL ETTİM
Gelelim yeni diziniz “Kül ve Ateş”e... Bu dizini kadrosuna nasıl katıldınız?
- İlk dizi görüşmemi Tomris Hanım’la (Giritlioğlu) yapmıştım. Seneler sonra “Kül ve Ateş” dizisi için görüştük, beni unutmamış olmasından dolayı çok heye-canlandım. Zaten çalışmak istediğim insanların başında geliyordu. Hiç düşünmeden teklifi kabul ettim.
Canlandırdığınız Hayal karakteri nasıl biri?
- Hayal, çok eğlenceli bir karakter. Oynarken inanılmaz keyif alıyorum.
Antakya’da hayat nasıl gidiyor?
- Antakya gerçekten güzel bir yer. Özellikle kamera arkasındakilerle ve burada arkadaşlık ettiğim insanlarla çok güzel vakit geçiriyorum.
BİR OYUNCUYU YİNE BİR OYUNCU ANLAR
Sevgiliniz Tolgahan Sayışman, “Elveda Rumeli”nin Makedonya’daki setinde, siz ise Antakya’dasınız. Zor olmuyor mu sizin için?
- Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Özelimin bana kalması taraftarıyım.
İki oyuncunun ilişkisi zordur derler...
- Zor olduğunu düşünmüyorum. Bizimki normal saatlerde yapılan bir meslek değil, bu nedenle iş konusunda birbirinizi daha iyi anlıyorsunuz. Bence bir oyuncuyu yine bir oyuncu anlar...
Mesleğinizle ilgili “Yapmazsam, gözüm açık giderim” dediğiniz şeyler var mı?
- Serdar Akar’ın çektiği bir sinema filminde oynamak var.
Objektife aşık gibi bakıyormuşum
Poz vermeyi, fotoğraf çektirmeyi çok seviyorsunuz. Hiç fotomodellik yapmayı düşündünüz mü?
- Fotoğraf verirken kendimden geçiyorum! Bir fotoğrafçı arkadaşım “Objektife aşık gibi bakıyorsun” demişti, gerçekten de öyle. Bir dönem fotomodellik yaptım. Fotoğrafçı arkadaşlarıma da bayıla bayıla modellik yapıyorum.
Aşk zamansızdır
Oyunculuk, televizyon, güzellik, moda ve aşk... Bu beş kelime size ne ifade ediyor?
Oyunculuk: Nefes
Televizyon: Renkli
Güzellik: Doğallık
Moda: Ayna
Aşk: Zamansız
23 Sep 2009
Go Girl Röportajı: "Yaşasın!!! Artık Bizim Bir Sabrina'mız Var!"
Yoksa siz hala Ayşegül'le tanışmadınız mı? Hani şu "Acemi Cadı" dizisinin sevimli cadısıyla... Yaptığı birbirinden ilginç büyüler ve arkadaşlarıyla yaşadığı eğlenceli maceralarıyla kalbimizi çoktan fethetti. Peki bu karakteri canlandıran oyuncu Merve Boluğur'u daha yakından tanımaya ne dersiniz?
Sevgili Merve, bize kısaca kendinden bahseder misin?
16.09.1987 doğumluyum. Müjdat Gezen Konservatuar 1. sınıf öğrencisiyim. Okulumu ve öğretmenlerimi çok seviyorum. Fotomodellik ve dizi oyunculuğu yapıyorum. Cornetto, Burger King ve Discreet reklamlarında oynadım.
Türkiye'nin Sabrina'sı olacağını öğrendiğinde ilk tepkin ne oldu?
Sabrina benim de küçükken severek izlediğim bir diziydi ve böyle bir teklif aldığımda çok heyecanlandım. Kesinlikle hayalim gerçek oldu. Küçükken izlediğimde, bir gün gelip de Sabrina'yı benim oynayacağım hiç aklıma gelmezdi. O yüzden çok iyi oldu bu dizi, büyük bir şans benim için.
Eğitim üzerine ileriye yönelik planların neler?
Müjdat Gezen Sanat Merkezi'ndeki eğitimimi tamamlamak istiyorum... Sonra da yurt dışında oyunculuk üzerine eğitim almak istiyorum.
Senin gibi oyuncu olmak isteyen arkadaşlarına nasıl bir yol izlemelerini tavsiye edersin?
Bence yaşı küçük olan arkadaşlarım acele etmesin çünkü gerçekten çok zor ve emek isteyen bir iş. Dışarıdan çok basitmiş gibi görünüyor ama değil. İşini sevmek, sabırlı olmaktan geçiyor. Ve gerçekten bu iş için yaşamak lazım. Bana sorarsanız değer, kesinlikle eğitimini alsınlar.
Rol arkadaşın Çağkan'la yakıştırılıyorsun. Doğruluk payı var mı?
Evet, internette dizi ile ilgili yorumları okuduğumda bu tür yakıştırmaları okuyorum. Ama aslında Selim ile Ayşegül'ü yakıştırıyorlar, bizi değil. Ve böyle yakıştırmalar her zaman olacak. Ama biz Çağkan'la normal hayatımızda çok iyi arkadaşız...
Özel yaşamına girelim biraz da; mesela hayatta olmazsa olmazların var mı?
Annem, annem, annem...
Hobilerin ve fobilerin var mı?
En büyük hobim sete gidip gelmek ve çalışmak... Fobim de yalnızlık ve karanlık. Karanlıktan çok korkarım.
Şarkı söylemek ve dans etmek gibi bir yeteneğin var mı?
Dans etmeyi seviyorum aslında, şarkı söylemeyi de seviyorum ama sesim kötü. O yüzden söyleyemiyorum.
Aşık Merve nasıl olur tarif eder misin?
Merveyi aşık olduğu zaman tanıyamazsın... Hayatın tadını o zaman çıkartıyorum, o zaman yaşadığımı anlıyorum çok neşeli olurum, bazende kıskanç, bazen ama! Unutmadan, hassas ve acayip de dalgın da olurum.
Ne burcusun? Burcunun özelliklerini taşır mısın?
Başak burcuyum ama çok titiz değilim..
Ailenle mi yaşıyorsun?
Evet ailemle yaşıyorum bir de erkek kardeşim var. Onun oyunculukla uzaktan yakından alakası yok, farklı bulvarlardayız. O basketbolla ilgileniyor.
Merve'nin çocukluğundan bugüne hala sakladığı bir şey var mı?
Evet, Barbie bebeklerim hala bir bavulda duruyor ama oynamıyorum.
Merve'nin odasından asla atamayacağı üç şey nedir?
Mumlarım, yastığım ve resimlerim...
01 Jun 2008
Kelebek - Trendy Köşesi Röportajı
Sımsıcak, neşe dolu, güler yüzlü, sempatik ve çok güzel bir konuğu ağırlıyoruz bu hafta.Algida ve Burger King reklamlarından tanıdığımız, son ayların çok tutulan dizilerinden "Acemi Cadı" ile de şöhretini perçinleyen Merve Boluğur konuğumuz.
Ekran dönem dönem "ailemizin küçük kızları"nı yaratıyor. Sonuncusu sensin. Merve'yi bu kadar sevimli ve sıcak kılan şey ne Allah aşkına?
Çok teşekkür ederim. Eğer insanlarımız beni gerçekten ailelerinin küçük kızı olarak görüyorlarsa ne mutlu bana (gülüyor). Bunun sırrına gelince; bence doğallık. Kendimi bildim bileli güler yüzlüyüm ve içten davrandım. Her zaman doğal oldum. Sanırım izleyicilere bunu ekrandan da yansıtabildim.
DÖNÜM NOKTASI
Algida ve Burger King reklamları ile sık sık ekranlara geliyordum. Ama büyük çıkışını "Acemi Cadı" ile yaptın.. Bu dizi Merve için bir dönüm noktası olabilir mi?
Kesinlikle öyle. "Acemi Cadı" benim için çok büyük bir şans, diyebilirim. Özellikle oyunculuk anlamında...
Duyduğum kadarıyla hayallerini oyunculuk değil de sunuculuk süslüyormuş?
Aslında evet. Nedense aklımda hep sunucu olmak vardı. Konu oyunculuğu istememem ya da sevmemem değil. Nedense sunuculuk aklımdaydı. Ama dediğim gibi oyunculuğa adım atmam benim için büyük bir şans. Hayatıma da bir anda girdi. Ve çıkacak gibi görünmüyor... (gülüyor)
Peki sunuculuk teklifi alsan değerlendirir miydin?
Kesinlikle...
Ne gibi bir şey mesela?
Gençlere yönelik bir program olabilir... Moda ya da güncel konuların işlendiği bir program da hiç fena olmaz (gülüyor).
DİZİ ÜZERİNE
"Acemi Cadı" aslında hepimizin bildiği "Sabrina"dan uyarlanan bir dizi... Sabrina'yı sen de izler miydin?
Hem de fanatiklik ölçüsünde (gülüyor). Ama bir gün gelip de yerli Sabrina olacağımı hayal bile edemezdim (gülüyor).
Gerçekten de dizideki gibi sihirli güçlerin olsun ister misin?
Bu soruyla çok karşılaşıyorum... Ama inanın istemezdim... Dizide her şey tadında, sihir bile... Eğer illa da böyle bir gücüm olacaksa, sadece çok çok sıkıştığım anlarda kullanırdım herhalde.
Dizide Ayşegül'sün. Merve ile benzer yönlerin var mı?
Aslında benzer yönümüz çok. Örneğin, iyi kalpli oluşu, samimi, güleryüzlü oluşu. İkimiz de insanlara elimizden geldiğince yardım etmeye çalışıyoruz. Tek farkımız onun sihirli güçleri olması...
SİNEMA
"Keloğlan Kara Prense Karşı"da da izledik seni. Ufukta yeni bir sinema filmi projesi var mı?
Bu aralar o kadar yoğunum ki böyle bir teklif alsam da sanırım yer alamayacağım. Ama dizi bittikten sonra film oyunculuğunu isterim tabii ki...
19 yaşındasın ama dizideki gibi 16 yaşında gösteriyorsun. Sence bu ilerisi için bir avantaj mı?
Hem de nasıl... Özellikle uzun bir dönem genç kız rollerinde oynayabileceksem...
En büyük hayalini sorsak?
Oyunculukta en iyi noktaya gelebilmek tabii ki. Başarılı bir oyuncu olmak ve en iyi projelerde yer almak.
Merve, çekimler dışında neler yapar?
Pek bir şey yapamıyorum... Eğer vaktim olursa -ki pek olmuyor- ya uyuyorum ya da alışverişe çıkıyorum.
Dizi ile birlikte eminim hayranlarının sayısı da arttı. Senin adına bir FanClup bile açılmış... Ünlü olmak hayatında neleri değiştirdi?
Tabii ki bu durum beni çok mutlu ediyor. Yavaş yavaş fark ediyorum aslında tanınıyor olduğumu. Ama dışarı çıktığım o kısa sürede bile benden imza isteyenler, öpmek isteyenler çıkıyor. Bütün bunlar çok hoş.
OKUL HAYATI
Müjdat Gezer Sanat Merkezi'nde tiyatro eğitimi alıyorsun. Eğitime bakışını da soralım.
Bu işlere tiyatro eğitimi alırken başladım. Tabii hocalarımın büyük desteğuy. Bence eğitim her alanda olduğu gibi oyunculukta da şart. Eğitim daha başarılı olmanızı ve ilerlemenizi sağlayacaktır. Tabii yetenek de olmalı. Bence ikisi birarada olmalı...
Okulların açılmasına sayılı günler kaldı... Sen de bir öğrenci olarak bu heyecanı yaşıyor musun?
Pek sayılmaz...
Neden?
Çünkü çekimler 6 gün sürüyor. Sabah 8:00'den gece yarılarına kadar. Bu yoğunlukta okula devam etmemin imkanı yok... Bu yıl okulu dondurmayı bile düşünüyorum. O nedenle bu yıl, ders zili benim için oldukça buruk çalacak...
OKULDA İLK GÜNÜ
İlköğretime başladığın o ilk günü hatırlıyor musun?
Hatırlamam mı... Annemin ellerini sıkıca tutmuş, hıçkıra hıçkıra ağlamıştım (gülüyor).
Peki okul alışverişini iple çeken öğrencilerden miydin?
Şöyle söyleyeyim; okul alışverişine çıktığımız zaman annemden tek isteğim şey önlüğümün etek boyunun mini olmasıydı (gülüyor). Benim için okul araç ve gereçleri bir yana okul önlüğüm bir yanaydı...
Dizide aynı zamanda öğrenciliğinle de ön planda olan bir genç kızsın... Gerçek hayatta da dizideki gibi başarılı bir öğrenci misindir?
Aslında tam tersi diyebilirim. Ders çalışmayı pek sevmezdim. Hatta hep son dakikalarda, çok sıkıştığım zamanlarda çalışırdım. Ama şimdi sevdiğim bir okuldayım ve sevdiğim konular üzerinde yoğunlaşıyorum. Bu da başarılı bir öğrenci olmamda beni oldukça etkiliyor diyebilirim.
MODAYA BAKIŞ
Biraz da moda... Ne tarz kıyafetleri tecih ediyorsun?
Spor ve şık olanlarını... Özellikle mini etekler, dar badiler ve kot pantolonlar tercihimdir.
En favori renklerin?
Gri çok sevdiğim bir renk. Siyah, pembe, mor ve koyu yeşil sevdiğim renklerdir.
Ya aksesuvarların?
Saat kullanmayı çok seviyorum. Ve renkli küpeleri...
Alışverişle aran nasıl?
Son zamanlarda daha çok alışveriş yaptığımızı söyleyebilirim.(gülüyor) Görsel bir işin içinde olmak bu yönde tercihimi artırıyor diyebilirim.
Giyimde tercih ettiğin markalar var mı?
Belli markalar var... Örneğin Mango, Zara, Topshop bunların başında geliyor benim için.
Son olarak eklemek istedikleri var mı?
Bunu ilk defa söylüyorum... Burdan yapımcımıza , yönetmenimize ve anneme çok teşekkür ediyorum. Herkese çok minnettarım. Ve çok mutluyum.
Ne ifade ediyor?
ANNEM: Fedakarlığını şok seviyorum anneciğim.
BAŞARI: Başarılı olmak için hep çalışacağım.
CENK: Beni en iyi anlayan insan
ÇAĞKAN: İyi ki rol arkadaşım o!
DİLEK: İyi bir oyuncu olmayı diliyorum.
EVLİLİK: Şu an benim için uzak ama zamanı gelince düşünürüm!
FENERBAHÇE: Fenerbahçeliyim ama fanatik değilim.
GÜL: Yani Ayşegül!
HAYAT FELSEFEM: Her seçiş bir vazgeçiştir.
IŞIK: Ben de var!
İNŞALLAH: İnşallah A'dan Z'ye çabuk biter! Çok zormuş çünkü.
JAMAİCA: "Jamaica&Roma" en sevdiğim şarkı...
KALP: Benimkinin içi sevgiyle doludur.
LEVENT: Her zaman yanındayım canım kardeşim.
MISIR: Olmazsa olmazım. Süt mısır olsun da ne olursa olsun!
NE? OSCAR: Bir gün benim olacak!
PAMUK ŞEKER: Benim için çoooook anlamlı.
REHAVET: Hayatımda rehavete yer yok!
SİHİR: Benim için çok basit bir şey!
ŞENAY GÜRLER: En beğendiğim oyuncu.
TAKLİT: Taklitler aslını yaşatır!
UZAK: Mesafeleri sevmiyorum.
ÜZÜNTÜ: Hayatımda fazla yer vermemeye çalışıyorum. Mutluluk peşinde koşuyorum.
VAKİT: Vaktim benim için şok değerli. Her anımı değerlendirmeye çalışıyorum.
YAZ: Yaz gelsin de tatile gidelim.
ZOR: Zor bir kızım ben!
01 Jun 2008
Asla bir cadı olarak yaşamak istemem:)
Onu dondurma yiyen sempatik şirin kız görüntüsüyle reklamlardan tanıdık. Erkek arkadaşının verdiği dondurmayı o gülen yüzüyle alan genç kız bugün gene aynı şirinliği ve güzelliği ile acemi bir cadıyı canlandırarak izleyenlerden tam not alıyor.
19 yaşındaki Merve Boluğur'a daha şimdiden geleceğin vazgeçilmez oyuncusu olarak bakılıyor. Özellikle ekrandaki samimi ve içten bakışları, konuşması ile gençlerin sevgisini kazanan Merve ilk dizisi olan “Acemi Cadıî ile tüm dikkatleri üzerine toplamayı başardı. Tabi dizide kendisine eşlik eden usta oyuncular Nergis Kumbasar, “Avrupa Yakasıî dizisindeki “Fatoşî karakterinden tanıdığımız Şenay Gürler ve “Tatlı Hayatî dizisinde “İrfanî rolüyle büyük beğeni kazanan Celal Kadri Kınoğlu'nun oyunculuklarını da unutmamak gerekiyor. Zatin genç Merve de onlarla oynamanın büyük şans olduğunu her fırsatta dile getiriyor.
Seni yaz aylarının vazgeçilmez yiyeceği dondurma reklamından tanıyoruz. Sempatik bir yüzün var? Daha önce oyunculuk deneyimin hiç oldu mu?Teşekkür ederim. Aslında ben hala Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nde halen oyunculuk dersi alıyorum. Sadece ufak rollerde oynadım. Bunlardan birisi Keloğlan Kara Prense Karşı filmiydi.
Çok gençsin kaç yaşındasın?
Aslında herkes beni dizideki rolümden ötürü 16 yaşında biliyor ama gerçekte 19 yaşındayım. Eh aslında yüzümün de beni küçük gösterdiğini söylüyorlar. Bu yaşımda küçük gözükmek pek hoş değil ama ileride benim için avantaj olacak.
Oyunculuğu neden seçtin? Nasıl karar verdin?
Aslında oyuncu olmak aklımın köşesinden geçmiyordu. Ben daha çok spikerlik veya sunuculuk gibi bir meslek istiyordum açıkçası. Reklamlarda oynayarak kameralarla tanıştım. Aslında bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığını hemen anladım. Çok sabır gerektiriyor. Ama set ortamında çok mutlu ve huzurlu hissettiğimi gördüm. Şöyle bir düşününce bu işi yapmalıyım dedim kendi kendime. O yorgunluk artık bana zevk vermeye başladı. Çünkü oyunculuktan büyük zevk almaya başlamıştım.
“Acemi Cadı" dizisiyle acemi genç bir cadıyı canlandırıyorsun. Bu ilk dizi deneyiminle oyunculukta da kendine 'acemiyim' diyor musun?
Evet kesinlikle daha acemi bir oyuncuyum. Daha yolun çok başlarındayım. Ama her geçen gün kendimi geliştirmeye çalışıyorum. Çok iyi bir oyuncu olmak için her şeyi öğrenmeyi gayret ediyorum. Bana destek veren tiyatrocu ağabey ve ablalarım var. Set ekibim var. Onlarla bu ilk dizi deneyimimde oynamak benim için çok büyük bir şans.
Diziye nasıl seçildin?
Reklamlarımı izleyen yönetmenimiz Feride Kaytan beni arıyor. Fakat bu arada benimle de bu dizi için başka bir yerde bir görüşme yapılıyor. Yönetmenin beni aradığını ve o dondurma reklamında oynadığımın farkına varmıyorlar. Ama bu arada beni de beğenip deneme çekimine çağırıyorlar. Sonra hem beni çekimlerde beğeniyorlar hem de aradıkları kızın ben olduğumu öğreniyorlar. Böylece bu diziye başlıyorum.
Dizideki karakterini anlatır mısın?
Aslında dizimiz yabancı bir dizi olan Sabrina'dan uyarlandı. Ben de o dizide, Melissa Joan Hart'ın canlandırdığı Sabrina karakterinin yerli versiyonu olan 16 yaşındaki Ayşegül'ü canlandırıyorum. Genç yaşta sihirli güçlerimin olduğunu öğreniyorum. Ama bu işi iyi bilmediğim için sihirlerimi doğru kullanamıyorum. Dizideki karakterim iyi niyetli, şeker, sevecen, kötülük istemeyen birisi. Dizide bir de 'Selim' adında hoşlandığı bir okul arkadaşım var. Bana destek olmaya çalışan halalarım var. Her zor durumdan onlar sayesinde kurtuluyorum.
Gerçek hayatında da böyle misin? Sana kimler destek veriyor?
En büyük destekçim ailem tabi ki. Kişiliğim itibari ile aslında Ayşegül karakteri ile benzeşiyoruz. Kavgayı, kibri sevmem. Herkese ılımlı yaklaşırım. Ben özel yaşantımda hata yapmamaya çalışıyorum. Ama bu tür durumla karşılaşırsam özellikle annem hep benim yanımda olur.
Dizide sana kötü davrananlara karşı çok sabırlısın ve sonunda patlıyorsun. Gerçek yaşantında da böyle sabırlı mısın?
Ben de aslında aynı Ayşegül karakteri gibi sabırlı bir insanımdır. Kolay kolay sinirlenmem. Ancak damarıma basarlarsa patlarım.
Geleceğe yönelik planların neler?
Bir kere çok iyi bir oyuncu olmak en büyük hedefim. Şu an oynadığım diziyi de anlımın akıyla bitirmek istiyorum. Gelecekte insanlar “Merveî deyince “İşini çok iyi yapan biriî demeleri için çok çalışacağım. Beğenilen ve izlenilen bir oyuncu olmak istiyorum. Merve ismi unutulmasın istiyorum. Aslında bir kendimi gösterebileceğim bir sinema filminde oynamak o kadar çok arzu ediyorum ki.
Peki tiyatro hakkında ne düşünüyorsun?Ben zaten tiyatronun okuluna gidiyorum. Oyunculuk dersi alıyorum. Tiyatro da beni en çok geliştiren çok önemli bir şey. Tiyatroya devam edeceğim ve sahnede insanlara karşı oynamak için çok sabırsızlanıyorum. Eminim çok zevkli ve bir o kadar da zordur.
Peki bu kendini oyunculuk anlamında kimi örnek alıyorsun ve kimleri beğeniyorsun?
Aynı dizide oynadığımız Şenay Gürler ve Celal Kadri Kınoğlu bana çok destek veriyorlar. Bunun yanında belki de her genç oyuncu adayının idolleri olan Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Müjdat Gezen de benim beğendiğim, örnek aldığım sanatçılar.
Senin de çok hayranın var mı?
Fanların oluştu mu?Evet dizimiz büyük ilgi gördü ve sevildi. Bunun sonucunda da tanındım. Özellikle çocuklar yolumu kesip imza istiyorlar. Hatta bazıları sihir yapmamı bile istiyor. İnternet ortamında da fanlarımın olduğunu söylüyorlar. Bu tabi çok güzel bir duygu. Beni seven herkese teşekkür ediyorum.
19 yaşında genç ve güzel bir bayansın. Dizide de birisine aşık bir genç kızsın. Dondurma reklamında da öyleydin. Gerçekte hayatta aşkı nasıl yaşıyorsun?
Ben çok utangaç bir yapıya sahibimdir. İlk adımı biraz karşıdan beklerim. Aşkı dolu dolu yaşarım ve hemen aşık olurum. Hatta sevgiden çok aşkı yaşamayı seviyorum. Yani direk vuruluyorum. Çok duygusal bir insanım. Bu kişiliğim bana bazen zarar verebiliyor ama gene de aşık olmaktan mutlu oluyorum.Son olarak dizideki gibi gerçek yaşamında da cadı olmak ister miydin?İstemezdim. Tadını dizide çıkartıyorum zaten.
Peki cadılık yapar mısın?
Cadılık mı yok ya. Ben kendi halimde uysal bir kızım. Sorumlarımı kendi kendime çözmeyi seviyorum. İşte bu yüzden sihir kullanmama gerek yok. Ha ama aklıma geldi yalan söyleyenlere 'doğruluk pastası' yedirmek isterdim doğrusu.
01 Jun 2008


(0)