Last Posts
Aşıksam Belli Ederim
Zeynep mi Öykü mü?
Kuzey Güney
Küçük Sırlar
Hürriyet Gazetesi Röportajı

Comments
ozzy: seni öyle sikmek istiyorum ki...
burak: çok güzelsin
jace: sana benzer bir sevgilim olsun...
sanane lan : siz tel ver msn ver diyosunuz...
Tgy Byzdg: @antirapahman twitter takip ed...

Tags
Dergi, InStyle, dizi, Go Girl, Trendy, Ayşegül, röportaj, Resimler, Sebahat Bağbars, Ayten Gökçer, Fotoğraf, Resim, Hoşçakal Güzin, Huzurevi, Albüm, Hürriyet, Sinema, Kanal D, Film, Oktay Kaynarca, Acemi Cadı, Kuzey Güney, Kelebek, Yeni, Reklam Filmi

Kaliteli Siteler
Bedava Blog
Adres Yönlendirme
Doomsway Oyunu
Gök Bilimi
Stingy.Mobi

Bağlantılar
IMDb Page
Wikipedia Sayfası

Uyarı!
Yazılara yapılan yorumlarda ve ziyaretçi defterinde, bazı kötü niyetli kişiler Merve Boluğur olduklarını iddia ederek yazılar yazmakta ve MSN ya da E-Mail adresleri bırakmaktadırlar. Lütfen bu adreslerle iletişime geçmeyiniz. Biz hergün siteyi denetleyerek böyle gerçek olmayan yazıları siliyoruz. İnatla bu gibi kötü niyetli kişilerle iletişim kuranların, uğrayabilecekleri zararlardan sorumlu değiliz!

Aşıksam Belli Ederim

Kuzey Güney, röportaj, InStyle


“Kuzey Güney” dizisine İtalya’da moda okurken İstanbul’daki babasının yanına dönen Zeynep olarak giriş yapan Merve Boluğur, canlandırdığı karakteri “Pozitif, empati kurma yeteneği çok fazla, gayet mutlu, cıvıl cıvıl, aşık olmak isteyen bir kız” diye anlatıyor. Söz kendine gelince önce gülümsüyor ve başlıyor özeleştiriye: “Ben Başak burcuyum, o nedenle ruh halim çok sık değişkenlik gösterir. Bir an çok iyiyken, bir an çok kötü olabiliyorum ama genel olarak, özellikle de iş anlamında daha pozitif, kırıcı olmayan tarafta durmayı seviyorum.”

Karakter Oyuncusu Olmak İstiyorum

Yeni bir işe başlarken en yüksekte olan duyguları merak ve heyecan oluyor 24 yaşındaki oyuncunun. Mesleğinde kendini geliştirmek için farklı kişilerle çalıştığını ve bunun kendisine büyük katkı sağladığını belirtiyor. Genç yaşta setlere adım atan Boluğur’un en büyük hedefi, iyi bir karakter oyuncusu olmak.

İçimdeki Çocuğu Kaybetmeyeceğim

Sosyal hayatında değil belki ama iş hayatında mükemmeliyetçi olmaktan zaman zaman şikayetçi olan güzel oyuncu, yaşı ilerlese bile kaybetmeyi istemediği çocuksu yönünü korumayı başardığı için çok mutlu: “Çocuksu bir yönüm, renkli bir iç dünyam ve hayallerim var. Mesela lunaparka gitmeyi hâlâ çok seviyorum. Orada gördüğüm renkli ışıklar, müzik kutuları bana huzur veriyor. Sanırım ben içimdeki çocuğu hiçbir zaman kaybetmeyenlerden olacağım. Ara sıra ‘Keşke benim hayatım da o çok sevdiğim Tim Burton filmlerindeki karakterler gibi olsa’ diyorum. Ütopik olsa da böyle masalsı şeylere karşı ilgimi hiç kaybetmedim. Bunlar beni mutlu ediyor.”

Herkes Güzel Görünebilir

Bakımın insanı çok değiştirdiğine inanan Merve Boluğur, herkesin kendisine uyan bir saç, yüz tipine uyan bir makyaj ve fiziğine uygun bir kıyafetle güzel görünebileceğine inanıyor. Boluğur, ihtiyacı kadar alışveriş yapan biri ve dolayısıyla da ne alıp ne almayacağını iyi bilenlerden: “Tişört, jean ya da taytımın yırtık olması hoşuma gider. Genelde altıma dar bir şey giyersem üzerime daha dökümlü, bol bir tişört giymeyi tercih ederim. Vücudumun tek bir yerinde dekolte kullanmak her zaman için favorimdir. Aksesuvar kullanma alışkanlığım olmasa bile küpe takmayı severim.”

Aşıksam Belli Ederim

Hayatının hiçbir döneminde plan program yapmayan, hatta biraz kaderci bir yanı bulunan biri Merve Boluğur. Kendisi bir şey yapmasa da, hayatın akışı içerisinde her şeyin yolunu bulacağına inanıyor. Söz aşka gelince, yine net cevaplar veriyor: “Aşkla ilgili yeterince klişe laf söylendi, ben de onların üzerine bir yenisini eklemek istemiyorum. Aşık olduğumda çoğu kişi gibi ben de dışarıdan anlaşılabilecek her türlü doneyi veriyorum sanırım. Arkadaş olabileceğim kişileri seviyor ve ortak zevklerimizin olmasını önemli buluyorum. ‘Uyumsuzluktan uyum çıkar’ fikrine pek inanmıyorum, çünkü uyum bir ilişkideki en önemli şey bence.”

29 Dec 2011

(0)



Zeynep mi Öykü mü?

röportaj, kuzey güney



“Kuzey Güney” ekibine katılan Merve Boluğur, bu değişikliğin Öykü Karayel’i ikinci plana çekmek için yapıldığı iddiasına yanıt verdi.

Dedikoduları engelleyemem
“Kuzey Güney” dizisi ekibine katılmamdan sonra bazı haberler çıktı. “Öykü Karayel’in rolü azalacak, Merve Boluğur daha ön plana çıkacak” gibi şeyler söylendi. Bu kesinlikle doğru değil. Öykü’nün rolü azalmayacak. Tabii ne söylersen söyle, dedikoduların önüne geçemiyorsun maalesef.

Olaylar çok hızlı gelişti
Diziye katılmam ani oldu, olaylar biraz hızlı gelişti. Kerem Çatay ile bir görüşme yaptık. Sonrasında Zeynep karakteriyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Hem çok şaşırdım hem de sevindim. Ay Yapım bir kere... Ayrıca “Küçük Sırlar”ın ardından farklı bir rolle seyirci karşına çıkmak istediğim için Zeynep doğru seçimdi.

Ekranda Cemre Sahnede Ayşe
Öykü Karayel, şu sıralar dizi seti ile tiyatro salonu arasında mekik dokuyor. Genç oyuncu, Tiyatro Krek’in “Güzel şeyler Bizim Tarafta” oyununda, sevdiği adamla kaçıp büyük şehre gelen ve hiç tanımadığı bir çiftin evine sığınmak zorunda kalan Ayşe adlı başörtülü kızı canlandırıyor.

Nevizade Merve diye inledi
Merve Boluğur, “Küçük Sırlar”ın bitmesinden kısa süre sonra kendini Zeynep olarak “Kuzey Güney” setinde buldu. İtalya’da tasarım okuyan Zeynep ile Kuzey arasında bir aşk doğar mı bilinmez ama Boluğur’un kariyer basamaklarını kendinden emin adımlarla tırmandığı kesin... Süratle artan hayran sayısı da bu gerçeğin altını çiziyor.

Röportaj için oturduk, bulunduğumuz mekanda tüm kafalar size döndü. Her zaman böyle ilgi odağı mısınız?
“Kuzey Güney” ile birlikte bu ilgi biraz daha arttı çünkü... “Acemi Cadı” daha çok çocuklara hitap ediyordu, “Küçük Sırlar” ise çocuklar ve gençlere... Ama “Kuzey Güney” daha geniş bir kitleye hitap ediyor, o da ilginin artmasına sebep oluyor.

Okulda nasıldınız?
Tembel bir öğrenciydim. Daha kendi halinde bir kızdım. Popüler de değildim. Merve olarak karakterimin oturması liseden sonra oldu.

Gelelim yeni projeye... Zeynep karakteriyle “Kuzey Güney” ekibine dahil oldunuz. Teklif nasıl geldi?
Kerem Çatay ile bir görüşme yaptık. Sonrasında Zeynep karakteriyle ilgili düşüncelerini paylaştı. Hem çok şaşırdım hem de sevindim. Ay Yapım bir kere... Ayrıca “Küçük Sırlar”ın ardından farklı bir rolle seyirci karşına çıkmak istediğim için Zeynep doğru seçimdi.

ZEYNEP AŞIK OLMAK İSTİYOR

Zeynep İtalya’da moda okurken ıstanbul’a, babasının yanına dönüyor. Bu bakımdan bir önceki rolünüz Ayşegül’le benzer özelliklere sahip... Siz Zeynep’i nasıl yorumladınız?
Ayşegül ile kıyaslamanın anlamı yok aslında. Zeynep modaya uyan, kendi ayakları üzerinde duran, cıvıl cıvıl bir genç kız. Çocuksu değil... Ne istediğini çok iyi bilen, samimi ve sabırlı biri. Bana anlatılan buydu, ben de elimden geldiğince Zeynep’e aktarmaya çalışıyorum.

Kuzey daha ilk bölümden Zeynep’e vuruldu. Zeynep’te havalar nasıl?
Benim değerlendirmem doğru olmaz. Hep birlikte izleyip göreceğiz.

Senaryoyu bir kenara bırakırsanız peki...
Zeynep aşık olmak istiyor. Ben de oynadığım karakterin mutlu olmasını istiyorum.

ÖYKÜ’NÜN ROLÜ AZALMAYACAK

Sete gelişiniz bir tehdit olarak algılandı. Öykü Karayel’in rolü azalacak, Merve Boluğur daha ön plana çıkacak deniyor...
Bu kesinlikle doğru değil. Ama dedikoduların önüne geçemiyorsun maalesef. Magazinin cilveleri.

“Kuzey Güney”e setinde ilk gün neler düşündünüz? Hemen adapte oldunuz mu ekibe yoksa kendinizi biraz işin dışında mı hissettiniz?
Olaylar biraz hızlı gelişti. Dolayısıyla ilk anda bir heyecan vardı. Ama yönetmenim Mehmet Ada bana çok yardımcı oldu, destek verdi. Oyuncular da sonradan gelmişim gibi değil, en başından beri aralarındaymışım gibi davrandı. Aslında benim daha çok karakterle ilgili çekincelerim vardı.

Ne gibi çekinceler?
Tam oturdu mu karakter gibi... Ama onun zamanla oturtacağımı düşünüyorum.

Zeynep’te en sevdiğiniz özellik ne?
Pozitifliği.

Siz pozitif değil misiniz?
Onun kadar değil.

GÖRÜŞMEDEKİ İMAJIM AYŞEGÜL’Ü YARATTI

Ben “Küçük Sırlar”dan sonra bir süre arar verirsiniz diye düşünüyordum...
Bir yıl boyunca sette olduğum için, ben de bir süre çalışmamayı düşünüyordum. Hem dinlenirim, hem kendime bir şeyler katarım, bu süreç benim için bir yenilik olur diyordum. Sadece üç ay tatil yapmışken, tam yeri ve tam zamanında istediğim gibi bir işe başlayabildim. Bu büyük şans...

“Küçük Sırlar” öncesi hep çocuksu rollerin yüzüydünüz. Dizinin bu anlamda bir milad olduğunu düşünüyor musunuz?
Doğru, o projeye kadar hep daha çocuksu, daha naif roller gelirdi. “Küçük Sırlar”a başlarken bu tatlı kız, seksapeli bu kadar ön planda birini nasıl oynar diye çok düşündüm. Ama oyunculuk bunu gerektiriyor. O karakteri hayata geçirmeliydim. Bu biraz da Timur Savcı’nın iyi gözü diyebilirim. Çünkü görüşmeye ilk gittiğimde kırmızı rujum vardı ve saçlarım yine bu renkti. ınsanlar Ayşegül’le birlikte kırmızı ruj sürmeye başladığımı düşünüyorlar ama öyle değil. ımajımın görüşmeye gittiğim günkü gibi kalması istendi benden.

ÜNLÜYÜZ AMA BİZ DE İNSANIZ

Eksikliğini duyduğunuz ya da bu kadarı fazla dediğiniz yönleriniz var mı?
İnsanın rekabeti kendisiyledir. Ben de sürekli kendimle yarışır haldeyim. Memnuniyetsizliğim çok fazla. Sürekli mükemmeli arama durumundayım. Bu bir anlamda iyi çünkü beni motive ediyor. Ama aynı zamanda yıpratıcı da. Eksiklik mi yoksa iyi bir şey mi, bunun kararını hâlâ veremedim.

Yaptığınız işten yorulduğunuz, her şeyi geride bırakıp gitmek istediğiniz anlar oluyor mu?
Gerçekten idealleriniz varsa hiçbir şeyi geride bırakmak istemezsiniz. Bunaldığım anlar tabii ki oluyor ama sonuçta istediğim işi yapıyorum. Üstüne de yaptığım işin geri dönüşünü sevgiyle alıyorum, bu çok büyük bir tatmin.

Hayranlar bazen ilginin dozunu kaçırabiliyor, sevgi gösterisini abartabiliyorlar. Sizin başınıza hiç böyle bir olay geldi mi?
Evet... “Acemi Cadı” zamanıydı... Taksim-Nevizade’ye gittik. Tam mekandan çıkarken benim adıma tezahürat yapmaya başladılar. Maç tezahüratlarından farksız, ortalık inliyor. Utanıyorum bir yandan da, çünkü herkes bize bakıyor. Ama gerçekten güzel bir duygu, kim böyle sevilmek, ilgi görmek istemez ki?

Fotoğraflarınız çekildiğinde ne söyleniyor ne de muhabirlerle tartışıyorsunuz... Ünlü olma fikrine alıştınız mı?
Bu işimin bir getirisi, niye söyleneyim ki? Magazinin tam ortasındayım, bundan kaçmam mümkün değil. Karşımdakilere de saygım var; görüntü alacaklar, çekecekler tabii. Keşke her zaman doğru haber de yapabilseler. Ünlüyüz ama biz de insanız, bizim de ailelerimiz var. Görüntü alındığı için değil, asılsız haberler çıktığı için birçok insan kendini geri çekiyor zaten.

SİNEMA KONUSUNDA ACELECİ DEĞİLİM

Ufukta bir sinema filmi var mı?
Sinema diziye göre bir tık önde... ınsanların hatırında kalan, daha gerçek bir durum... O yüzden sinema konusunda seçiciyim, aceleci davranmıyorum. Serdar Akar ile çalışmayı özellikle isterim ama... Fatih Akın, Çağan Irmak ile başlayan uzun da bir yönetmen listem var. Amacım iyi bir karakter oyuncusu olabilmek. Ve bunun için sinema filmi yapmam şart.

EVDE NE BULURSAM BOYARIM

Dizi çekimlerinden arta kalan zamanda neler yapıyorsunuz?
En büyük hobim cam boyamak. Evde ne bulursam boyuyorum. Hatta geçenlerde babam bir cam bardakla gelip “evdeki her şeyi boyadın, benim bardağımı da boya bari” dedi. Beni büyük ölçüde rahatlatan bir hobi. Onun dışında köpeğimle zaman geçiriyor, bir de spor yapıyorum.

Topuklu ayakkabı da bir tutku mu sizin için?
Topuklu ayakkabıyı severim. ınsanı güçlü gösteren, keyfini yerine getiren bir eşya... Benim için parfüm ve topuklu ayakkabı çok önemli. Parfüm ve topuklu ayakkabı havanızı bir anda değiştirebilir. Moralim bozuk bile olsa topuklu ayakkabı giydiğimde iyi hissediyorum.

14 Dec 2011

(6)



Kuzey Güney

Kuzey Güney, dizi, Kanal D, Merve


Merve Boluğur, Kanal D'de yayınlanan Kuzey Güney dizisinde rol almaya başladı.

24 Nov 2011

(4)



Küçük Sırlar

Dizi, Küçük Sırlar, Merve Boluğur, Ayşegül, Kanal D


Merve Boluğur tekrar ekranlarda! Merve Boluğur'un Ayşegül adlı karakterle yer aldığı, Kanal D ekranlarında yayınlanan Küçük Sırlar dizisine ve Merve Boluğur'a başarılar dileriz.

Dizinin kadrosu oldukça geniş. Sinem Kobal (Su), Burak Özçivit (Çetin), İpek Karapınar (Arzu), Birkan Sokullu (Demir) ve diğer bir çok genç oyuncu bu dizinin kadrosunu oluşturuyor.

Bu başlık altında, Küçük Sırlar dizisi ve Merve Boluğur hakkındaki düşüncelerinizi yorumlarınız ile paylaşabilirsiniz.

20 Jul 2010

(72)



Hürriyet Gazetesi Röportajı

Röportaj, Hürriyet


Uzun süredir sizi dizilerde görmüyorduk. Bu tercihin nedeni neydi?
- “Acemi Cadı”da iyi bir çıkış yakaladım. Devamında çok daha iyi bir projede yer almak istedim, o yüzden acele etmedim. Ayrıca canlandıracağım karakter de öncekinden farklı olmalıydı.

Çocukların ilgisinden sıkıldınız mı?
- Asla! “Acemi Cadı” benim ilk dizimdi. Özellikle çocuklar tarafından inanılmaz sevildi. Masalsı bir kahraman olmak her oyuncuya nasip olmaz.

Siz neler izliyorsunuz?
- Neler yapılıyor diye yeni başlayan dizilere göz atıyorum.

Bu mesleğe genç yaşta başlamak sizce bir avantaj mı?
- Evet... Tam zamanında başladığımı düşünüyorum. 19 yaşındaydım ilk kez kamera karşısına geçtiğimde. Daha erken olsaydı belki biraz bocalayabilirdim. Erken yaşta çalışmaya başlamanın insanı olgunlaştırdığını düşünüyorum.

KÜL VE ATEŞ’İ DÜŞÜNMEDEN KABUL ETTİM

Gelelim yeni diziniz “Kül ve Ateş”e... Bu dizini kadrosuna nasıl katıldınız?
- İlk dizi görüşmemi Tomris Hanım’la (Giritlioğlu) yapmıştım. Seneler sonra “Kül ve Ateş” dizisi için görüştük, beni unutmamış olmasından dolayı çok heye-canlandım. Zaten çalışmak istediğim insanların başında geliyordu. Hiç düşünmeden teklifi kabul ettim.

Canlandırdığınız Hayal karakteri nasıl biri?
- Hayal, çok eğlenceli bir karakter. Oynarken inanılmaz keyif alıyorum.

Antakya’da hayat nasıl gidiyor?
- Antakya gerçekten güzel bir yer. Özellikle kamera arkasındakilerle ve burada arkadaşlık ettiğim insanlarla çok güzel vakit geçiriyorum.

BİR OYUNCUYU YİNE BİR OYUNCU ANLAR

Sevgiliniz Tolgahan Sayışman, “Elveda Rumeli”nin Makedonya’daki setinde, siz ise Antakya’dasınız. Zor olmuyor mu sizin için?
- Bu konu hakkında konuşmak istemiyorum. Özelimin bana kalması taraftarıyım.

İki oyuncunun ilişkisi zordur derler...
- Zor olduğunu düşünmüyorum. Bizimki normal saatlerde yapılan bir meslek değil, bu nedenle iş konusunda birbirinizi daha iyi anlıyorsunuz. Bence bir oyuncuyu yine bir oyuncu anlar...

Mesleğinizle ilgili “Yapmazsam, gözüm açık giderim” dediğiniz şeyler var mı?
- Serdar Akar’ın çektiği bir sinema filminde oynamak var.

Objektife aşık gibi bakıyormuşum

Poz vermeyi, fotoğraf çektirmeyi çok seviyorsunuz. Hiç fotomodellik yapmayı düşündünüz mü?
- Fotoğraf verirken kendimden geçiyorum! Bir fotoğrafçı arkadaşım “Objektife aşık gibi bakıyorsun” demişti, gerçekten de öyle. Bir dönem fotomodellik yaptım. Fotoğrafçı arkadaşlarıma da bayıla bayıla modellik yapıyorum.

Aşk zamansızdır

Oyunculuk, televizyon, güzellik, moda ve aşk... Bu beş kelime size ne ifade ediyor?

Oyunculuk: Nefes
Televizyon: Renkli
Güzellik: Doğallık
Moda: Ayna
Aşk: Zamansız

23 Sep 2009

(7)